Anasayfa Blog Seo İpuçları Arama Motoru Sıralamasında Başarı Faktörleri ...

Arama Motoru Sıralamasında Başarı Faktörleri : İçerik

Arama Motoru Sıralamasında Başarı Faktörleri : İçerik

“İçerik kraldır”. Konu SEO başarısı olduğunda bu cümleyi tekrar tekrar duyacaksınız. Bu cümlenin doğru olduğunu söyleyebiliriz, SEO başarı faktörleri periyodik tablomuzun ilk elementlerinin içerik ile ilgili olması tam da bu sebepten kaynaklanıyor.

İçeriğinizi düzgün yapın, SEO ile ilgili atacağınız diğer tüm adımlara sağlam bir dayanak oluşturmuş olacaksınız.

 

Ck: İçerik Kalitesi

 

Her şeyden önce kaliteli bir içerik üretiyor musunuz? Örneğin internet üzerinde bir ürün satıyorsanız, internette her sitede bu ürün ile ilgili kolayca bulunabilecek bilgilerden daha fazlasını kullanıcılarınıza sunuyor musunuz?

 

İnsanlara web sayfalarınızda birkaç saniyeden daha fazla geçirmeleri için bir sebep gösteriyor musunuz?

 

Kullanıcılara gerçekten değerli, eşsiz, farklı ve diğer sitelerde bulamayacakları türden kullanışlı bilgiler sağlayabiliyor musunuz?

 

Bunlar kaliteli bir içeriğe sahip olup olmadığınızı ortaya koyacak sorulardır. Neredeyse tüm diğer faktörler buna bağlı olduğu için içerik kalitesi asla atlanmamalıdır.

 

Ca: İçerik Araştırması / Anahtar Kelime Araştırması

 

İyi bir içerik oluşturduktan sonra ilgilenilmesi gereken belki de en önemli SEO faktörü iyi bir anahtar kelime araştırması yapmaktır. İnsanların aramayı gerçekleştirmek için kullandığı kelimelere içeriğinizde yer vermelisiniz, böylece bu aramaları etkili bir şekilde “yanıtlayan” içerikler üretebilirsiniz.

 

Örneğin “Melanomdan korunma” hakkındaki bir sayfa bu deri kanserini önleme yollarını açıklamak için teknik bir jargon kullanabilir. Ancak eğer insanlar aramayı “deri kanserini önleme yolları” şeklinde gerçekleştirirse bu sayfa arama motorları tarafından atlanabilir veya sonuçlarda görüntülenmeyebilir. Bu sebeple içeriğiniz doğru bir dilde yazılmalıdır, yani kullanıcıların veya müşterilerin arama yaparken kullandığı dil.

 

Ct: İçerik Terimleri / Anahtar Kelimelerin Kullanımı

 

Diyelim ki anahtar kelime araştırmanızı bitirdiniz. Peki ya bu kelimeleri gerçekten de içeriğinizde kullandınız mı? Ya da araştırma yapmadan önce kaliteli bir içerik oluşturdunuz, belki şimdi bu içeriğe gidip biraz düzenleme yapabilirsiniz.

 

Uzun lafın kısası, eğer sayfalarınızın belirli kelimeler için bulunmasını istiyorsanız bu kelimeleri gerçekten de içeriğinizde kullanmak iyi bir fikir olacaktır.

 

Bu kelimeleri ne sıklıkla kullandığınız da sonuca kesin bir etki etmemektedir. Kelimelere içeriğinizde sayısal açıdan ideal olarak yer verseniz bile bu hiçbir şeyin garantisini vermez.

 

Sadece sağduyunuzu kullanın. Sayfanızı kullanıcılara bulduracak ve anahtar kelime araştırmalarınızla paralellik gösterecek terimleri düşünün. Daha sonra bu kelimeleri sayfanızda doğal bir şekilde kullanın.

 

Cy: İçeriğin Yeniliği

 

Arama motorları yeni içerikleri sever. Ancak sayfalarınızın yeni olacağını ve sıralama yükseleceğini düşünerek sayfalarınızı sürekli olarak güncelleyemezsiniz. Ya da yeni bir içerik olmaktan faydalanmak için devamlı olarak yeni sayfalar ekleyemezsiniz.

 

Bu durumla ilgili olarak Google “Query Deserved Freshness (QDF)” algoritmasını kullanmaktadır. Eğer normal zamana göre bir anda çok daha popüler bir hale gelmiş bir arama varsa, Google bu arama terimine QDF uygulayarak o konuda yeni içerikler olup olmadığına bakar. Eğer varsa, bu yeni içerik arama sonuçları içinde yükselir.

 

Eğer doğru konu üzerinde doğru bir içerik yaptıysanız, QDF sayesinde günler veya haftalar süresince üst sıraların keyfini çıkarabilirsiniz. Ancak bilmelisiniz ki belirli bir süreden sonra sayfanız arama sonuçlarında yine arkalara düşebilir. Bu herhangi bir şeyi yanlış yaptığınızdan dolayı değildir. Yalnızca yeni bir içeriğe sahip olmanın size sıralamadaki etkisi zamanla azalmıştır.

 

Siteler, sektörlerinin gerçek zamanlı nabzına uyan, alakalı içerikler üreterek bu yenilik etkisinden yararlanabilir.

 

Cv: Vertical (Dikey) Arama

 

Bu tablodaki diğer faktörler arama motorları içindeki web sayfası içeriklerinin başarısını ele almaktadır. Ancak bunun yanında bu web sayfası listelemeleri sıkça “dikey” sonuçlar olarak gösterilebilmektedir. Bunlar, görüntüler, haberler, videolar gibi şeylere ayrılan “dikey” arama motorlarından gelir. Eğer bu alanlarda yer alan bir içeriğiniz varsa arama sonucu sayfasında ayrı bir kısım içinde gösterilmesi olasıdır.

 

“Dikey” veya “yatay” aramalar ile ilgili bilgi sahibi değil misiniz? Öyleyse örnek olarak Google’ı ele alalım. Bu arama motoru, çok çeşitli konulardaki birçok genel arama ile eşleşmesi umuduyla, web üzerinde yer alan içerikleri toplar. Bu yatay bir aramadır, çünkü odak çok çeşitli konular üzerindedir.

 

Google ek olarak yalnızca görseller veya haberler üzerine yoğunlaşan özelleştirilmiş arama motorları da kullanmaktadır. Bu arama motorları dikey arama motorları olarak adlandırılır çünkü ilgilenilen konunun geniş çaplı bir sonucu yerine belirli bir türüne ait sonucuna odaklanır.

 

Google üzerinde bir arama yaptığınızda bir web sıralaması görürsünüz. Ancak ayrıca sonuçlarda sıklıkla size ilgili dikey sonuçları veren özel bölümler de görebilirsiniz.

 

Dikey aramada iyi bir performans sağlayan bir içeriğe sahip olmak, içeriğinizin başarılı olmadığı durumda size yardım etmek açısından yararlıdır. Ayrıca web sayfasının en iyi sonuçları almasında başarılı olmanıza da yardımcı olabilir. Bu yüzden, anahtar dikey alanlarda ilgili içerikler ürettiğinizden emin olun.

 

Cc: Doğrudan Cevaplar

 

Arama motorları, arama sonuçlarında doğrudan cevapları göstermeye çalışmaktadır. “Gökyüzü neden mavi” veya “Cumhurbaşkanı kaç yaşında” gibi sorulara herhangi bir web sayfasına tıklamak zorunda kalmadan cevaplar bulabilirsiniz.

 

Peki arama motorları bu cevapları nereden alır? Örneğin şarkı sözleri veya menüler gibi cevaplar için bazen bir siteyi yetkilendirirken, bazen de cevapları doğrudan web sayfalarından çekerler ve siteyi kaynak gösterirler.

 

Bir site içeriğinin doğrudan cevap olarak kullanılmasının site açısından başarı olup olmadığı konusunda tartışmalar mevcuttur. Neticede eğer aramayı yapan kişi siteye tıklamadan cevabını alabiliyorsa başarı bunun neresinde?

 

Doğrudan cevap kaynağı olarak kullanılan sitelerin iki ana nedenden dolayı başarılı olduğunu düşünebiliriz. Birincisi bu, başka türden aramalar için bir siteye yardımcı olabilecek güvenilirlik göstergesidir. İkincisi, doğrudan bir cevap kaynağı olmanın siteye trafik kazandırabileceğine dair kanıtlar da mevcuttur.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak